Kötülüğü İyilikle Savmak

İnsanların birbirine zulmettiği şu dünyada, kötülüğü başımızdan savabilmek zorlu, herkesin yapamayacağı türden bir iş, kabul. Zaten Allah da bu tavra sabredenlerin, büyük nasip sahiplerinin ulaşabileceğini söylüyor. Biraz sabırlı olabilirsek dünya ve ahirette bizi güzel şeylerin beklediğini umabiliriz.

İyilikle kötülük bir olmaz. Kötülüğü, en güzel tavırla sav. O zaman görürsün ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sımsıcak bir dost gibi oluvermiştir.

Böyle bir tavra, sabredenlerden başkası ulaştırılmaz. Böyle bir tavra, büyük nasip sahibinden başkası ulaştırılmaz. Fussilet Suresi, 34-35

Kuran’da kötülüğe kötülükle karşılık vermek izinlidir. Ne de olsa Kuran gerçekçi mi gerçekçi bir kitaptır. Fakat Allah, sabretmeyi, affetmeyi ve kötülüğü baştan savmayı üstün tutar.

Bir kötülüğün cezası, tıpkısı bir kötülüktür. Fakat affedip barışmayı esas alanın ücretini bizzat Allah verir. O, zalimleri hiç sevmez. Şura Suresi, 40

Günlük hayatımızda da bize yapılan bir kötülüğe kötülükle karşılık verdikten sonra, “Keşke orada onu yapmasaydım”, “Keşke öyle davranmasaydım”, “Keşke bıraksaydım da yoluna gitseydi”, “Keşke umursamasaydım” gibi cümleler kurup pişman olabiliyoruz. O nedenle, kötülüğe kötülükle karşılık vermenin başımıza yeni belalar açabileceği ihtimalini de düşünüp dikkatli davranmalıyız.

Bir hayrı açıklar yahut gizlerseniz, bir kötülüğü affederseniz, Allah da çok affedicidir, her şeye güç yetirendir. Nisa Suresi, 149

Sabretmelerinden dolayı onlara ödülleri iki kat verilecektir. Onlar kötülüğü iyilikle savarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan bağışta bulunurlar. Kasas Suresi, 54

Yolda yürürken durduk yerde bize omuz atan birine dönüp bir omuz da biz atabiliriz, buna izin var, fakat, bu olayın sonrasında korkunç bir kavga patlak verebilir, insanlar birbirlerini yaralayabilir, hatta öldürebilirler. Olayların buralara varabileceğini hesaplayabilen bir mümin, Allah’a sığınıp sabrederse, hem Allah’ın tavsiyesini dinlemiş olur, hem de dünya hayatında başına gelebilecek olumsuzluklardan en asgari düzeyde sıyrılabilir.

Kötülüğü en güzel olanla uzaklaştır; biz onların nitelendirdiği şeyleri en iyi bileniz. Müminun Suresi, 96

Dediğim gibi, bize kötülük yapanı ağzımız açık seyretmek zorunda değiliz, aynı oranda karşılık verip kendimizi savunabiliriz; fakat Allah’ın önerisi kötülükleri iyilikle başımızdan savmaktır. Bize yapılan kötülüklere göre, bize verdiği zararlara göre, mümin olduğumuzu unutmadan düşünüp taşınıp kendi kararımızı vermeliyiz ve Allah’ın tavsiyesini göz ardı etmemeliyiz. Ayrıca elbette kendimize kötülük yapıldı diye daha beter bir kötülükle karşılık vermek de bir mümine yakışmaz.

Eğer ceza ile karşılık verecekseniz, ancak size yapılan kötülüğün türü ve miktarı ile karşılık verin. Eğer sabrederseniz, elbette ki bu, sabredenler için daha hayırlıdır. Nahl Suresi, 126


Bu yazıyı yeni sitemiz olan http://allahateslim.com/'dan da okuyabilirsiniz:


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder